Ana içeriğe geç

Galerist 25 yaşında: Gönül İşi sergisi çeyrek asrın hafızasını topluyor

Galerist, 2001'de Nişantaşı'nda açtığı kapıdan bugüne uzanan 25 yılını 50'ye yakın sanatçının katıldığı Gönül İşi sergisiyle işaretliyor. Sergi 7 Kasım 2026'ya kadar Tepebaşı'nda görülebiliyor.

Erdem Kılıç3 dk okuma
Galerist 25 yaşında: Gönül İşi sergisi çeyrek asrın hafızasını topluyor (Görsel: Unlimited)
Galerist 25 yaşında: Gönül İşi sergisi çeyrek asrın hafızasını topluyor (Görsel: Unlimited)

İstanbul'un çağdaş sanat haritasında 2001'den beri aynı adı taşıyan bir adres olan Galerist, 25. yılını Gönül İşi başlıklı bir grup sergisiyle işaretliyor. Tepebaşı'ndaki Passage Petits-Champs'ta 16 Eylül'de açılan sergi 7 Kasım 2026'ya kadar sürüyor ve galerinin tarihine 50'ye yakın sanatçının üretimi üzerinden bakıyor. Galeri, bu çeyrek asırda yaklaşık 200 sergi düzenlediğini belirtiyor. Art Unlimited'ın Merve Akar Akgün ve Berfin Küçükaçar tarafından hazırlanan dosyası, serginin arkasındaki soruyu şöyle kuruyor: bir galeriyi ya da bir sanat pratiğini 25 yıl boyunca ayakta tutan şey hangi malzemede, hangi jestte, hangi ilişkide saklı?

Sunum kronolojik bir arşiv sergisi değil. İşler, sanatçıların kendi pratikleri içinde birer 'öz portre' olarak okunuyor: yıllarca yinelenen biçimler, ısrarla dönülen malzemeler, simgeler ve düşünsel meseleler. Katılımcılar arasında Semiha Berksoy, Nil Yalter, Sarkis, Ayşe Erkmen, Haluk Akakçe, Taner Ceylan, Hussein Chalayan ve Serkan Özkaya'nın yanı sıra Michael Craig-Martin, Thomas Ruff, Julian Opie, Erwin Wurm ve Francesco Albano gibi isimler yer alıyor. Galerinin tarihine damga vuran işlerle sergi için hazırlanan yeni üretimler bir arada gösteriliyor.

2001'in eylülünde açılan bir kapı

Galerist'in hikâyesi Nişantaşı'nda, Berna Apartmanı'nda başladı. Murat Pilevneli tarafından kurulan galeri 20 Eylül 2001'de Simon Periton'ın New Works sergisiyle açıldı; sergi 27 Ekim'e kadar devam etti. Tarih tek başına az şey söylüyor, takvime yerleştirildiğinde çoğalıyor. Türkiye o yılın şubatında, 21 Şubat 2001'de iki gün içinde yüzde 50'yi aşan bir devalüasyonla hatırlanan bir mali krizden geçmişti. 7. Uluslararası İstanbul Bienali ise Yuko Hasegawa'nın küratörlüğünde 22 Eylül'de, yani galerinin açılışından iki gün sonra kapılarını açtı. Egofugal başlığını taşıyan bienal, ekonomik dengesizliklerin ve toplumsal krizlerin ortasında benlikten uzaklaşmayı ve paylaşmayı öneren bir çerçeve kurmuştu.

O yıllar İstanbul'da kurumsallaşmanın da yıllarıydı: Sakıp Sabancı Müzesi 2002'de, İstanbul Modern 2004'te, Pera Müzesi 2005'te, Arter 2010'da, SALT 2011'de açıldı. Galerist bu dalganın ticari kanadında konumlandı ve 2011'den bu yana Beyoğlu'nda, 19. yüzyıl yapısı Passage Petits-Champs'ta çalışıyor.

Fuar takvimi bir hafıza kaydı olarak

Galerinin dışa açılma hikâyesi fuar listelerinden okunabiliyor. İlk uluslararası katılım Haziran 2004'te Liste Art Fair Basel'de, Haluk Akakçe, Ergin Çavuşoğlu, Leyla Gediz ve Ebru Özseçen'in işleriyle gerçekleşti. Aynı yıl Art Cologne, ardından ARCOmadrid ve Art Rotterdam geldi. 2007 belirgin bir eşikti: galeri hem Art Basel'e hem The Armory Show'a ilk kez kabul edildi. 2010'da Art Hong Kong'la coğrafya Asya'ya doğru genişledi.

Bu listelerin dikkat çeken yanı, sonradan çok daha geniş bir görünürlük kazanan isimleri erken evrede kapsamış olması:

  • Nil Yalter'in temsili 2011'de başladı. Sanatçı 2024'te 60. Venedik Bienali'nde, Anna Maria Maiolino ile birlikte Altın Aslan Yaşam Boyu Başarı Ödülü'ne değer görüldü; Topak Ev ve Şu Gurbetlik Zor Zanaat Zor işleri Giardini Merkez Pavyonu'nun ilk odasında sergilendi.
  • 2014'te Semiha Berksoy'la galerinin ilk sanatçı mirası temsili başladı. Sanatçının catalogue raisonné'si 2017'de yayımlandı, 2018'de Londra merkezli Vigo Gallery ile ortak bir sunum Frieze Masters'a taşındı.
  • 2019'da Yüksel Arslan, Galeri Nev'le birlikte Frieze New York'un Spotlight bölümünde gösterildi. İki köklü galerinin ortak sunum pratiği The Armory Show'da da sürdü.

Başka bir deyişle galerinin arşivi, aynı zamanda Türkiye'den çıkan işlerin uluslararası dolaşıma hangi kanallardan girdiğinin de kaydı.

Türkiye'den bakış

Bir galerinin 25 yılı, ölçüyü yerli tarihe koyduğunuzda başka okunuyor. Ülkenin ilk uzun soluklu özel galerisi sayılan Maya, 25 Aralık 1950'de Beyoğlu'nda Kallavi Sokak'ta Adalet Cimcoz tarafından Sabahattin Eyüboğlu'nun desteğiyle açılmış, pek çok genç sanatçının ilk sergisine ev sahipliği yapmış ve 31 Temmuz 1955'te kapanmıştı. Toplam ömrü beş yıl. Cimcoz aynı zamanda Türkiye'nin ilk kadın galeristi olarak anılıyor. Sonraki eşik 1984'te, Ali Artun ve Haldun Dostoğlu'nun Ankara'da kurduğu Galeri Nev oldu; galeri kırkıncı yılını 2024'te Hafızanın Başlangıcı sergisiyle andı.

Bu üç tarih arasındaki mesafe, Türkiye'de görsel hafızanın büyük ölçüde özel ve kırılgan girişimlerin omzunda kaldığını gösteriyor. Kamusal desteğin sınırlı olduğu bir ortamda katalog yayımlamak, sanatçı arşivi tutmak, catalogue raisonné hazırlamak ya da hayatını kaybetmiş bir sanatçının mirasını temsil etmek, başka ülkelerde büyük ölçüde müzelerin ve vakıfların işi sayılıyor. Buranın okuru için bunun somut bir sonucu var: hangi imgelerin dolaşıma girdiği, hangi ismin kuşaklar sonra hatırlandığı, kimin kayıt tuttuğuna bağlı kalıyor. Bir mekân kapandığında çoğu zaman dijitalleşmemiş bir arşiv de birlikte kapanıyor. Yıldönümü sergileri bu yüzden yalnızca kutlama değil, yerel sanat tarihi yazımının eldeki az sayıda aracından biri.

İlgili Yazılar