Ana içeriğe geç

Lucy R. Lippard'ın Pop Art Üzerine metni Türkçede: 1966'dan bugüne bir tanıklık

Lucy R. Lippard'ın Pop Art'ı sıcağı sıcağına çözümlediği metin, Hayalperest Yayınevi etiketiyle Türkçeye kazandırıldı. Kitap, akımı New York'un ünlü isimlerinin ötesine, Avrupa ve Kanada'ya kadar izliyor.

Erdem Kılıç3 dk okuma
Lucy R. Lippard'ın Pop Art Üzerine metni Türkçede: 1966'dan bugüne bir tanıklık (Görsel: Argonotlar)
Lucy R. Lippard'ın Pop Art Üzerine metni Türkçede: 1966'dan bugüne bir tanıklık (Görsel: Argonotlar)

Pop Art üzerine yazılmış metinlerin büyük kısmı, akımın müze duvarlarına ve müzayede kataloglarına yerleşmesinden sonra kaleme alındı. Lucy R. Lippard'ın metni bu açıdan farklı. Akım henüz sıcakken, 1960'ların ortasında yazıldı. Bu metin şimdi Pop Art Üzerine adıyla Türkçede. Tüles Üresin'in çevirisiyle Hayalperest Yayınevi'nden çıkan 126 sayfalık cep boyu kitap, Pop Art'ın altın çağının havasını yansıtırken hem simge isimlere hem de daha az bilinen sanatçılara yer veriyor.

1966'dan cep kitabına

Metnin kökeni 1966'ya dayanıyor. Lippard'ın editörlüğünü yaptığı Pop Art, o yıl New York'ta Praeger, Londra'da Thames and Hudson tarafından yayımlandı. Kitaba Lawrence Alloway, Nancy Marmer ve Nicolas Calas da katkıda bulunmuştu. Özgün baskı 216 sayfa tutuyordu. Bu hacimli derleme, uzun yıllar Thames & Hudson'ın World of Art dizisinde basılmaya devam etti ve akım üzerine temel başvuru kitaplarından biri oldu.

Eylül 2024'te Thames & Hudson, Lippard'ın kendi metnini kısaltılmış bir cep baskısı olarak yeniden yayımladı. Lucy R. Lippard on Pop Art adını taşıyan kitap, yayınevinin Pocket Perspectives dizisinin bir parçası. Yaklaşık 120 sayfalık bu baskı, Türkçe edisyonun hacmiyle de örtüşüyor.

Yayıncının tanıtımına göre metin üç bölümden oluşuyor:

  • Öncüller: Pop Art'ın halk sanatı, Sürrealizm ve Dada'daki kökleri ile Robert Rauschenberg ve Jasper Johns gibi zemin hazırlayan figürler.
  • New York Pop'u: Reklamdan, çizgi romandan ve ticari sanat tekniklerinden malzeme devşiren Claes Oldenburg, Jim Dine, Roy Lichtenstein, James Rosenquist, Andy Warhol ve Tom Wesselmann.
  • Uluslararası yayılım: Fransa, Almanya, İtalya ve Kanada'da akımın aldığı biçimler. Christo, Mimmo Rotella, Niki de Saint Phalle ve Joyce Wieland gibi isimler bu bölümde öne çıkıyor.

Özellikle üçüncü bölüm, kitabı standart Pop Art anlatısından ayırıyor. Akımın genellikle Warhol ve Lichtenstein üzerinden özetlendiği düşünülürse, Rotella'nın yırtılmış afişlerine ya da Wieland'ın Kanada'daki üretimine ayrılan yer, okura daha geniş bir harita sunuyor.

Eleştirmenin kendisi de bir dönem belgesi

Kitabı ilginç kılan bir diğer unsur, yazarın sonraki yolculuğu. 1937'de New York'ta doğan Lippard, 1958'de Museum of Modern Art kütüphanesinde çalışmaya başladı. Pop Art kitabının yayımlandığı 1966'da Fischbach Gallery'de düzenlediği Eccentric Abstraction sergisiyle küratör olarak da adını duyurdu. Sonraki yıllarda ilgisi giderek kavramsal sanata kaydı. 1969 ile 1974 arasında, başlıklarını şehirlerin nüfusundan alan "numbers" sergilerini gerçekleştirdi. 1973'te yayımlanan Six Years: The Dematerialization of the Art Object, kavramsal sanatın kanonik kaynaklarından biri hâline geldi.

Lippard'ın yolu aynı dönemde siyasete de açıldı. Sanatçıların çalışma koşulları için mücadele eden Art Workers' Coalition'da yer aldı. Feminist kolektif ve dergi Heresies'in ve sanatçı kitapları yayımlayan Printed Matter'ın kurucuları arasındaydı. 2015'te College Art Association, ona sanat yazarlığı dalında Yaşam Boyu Başarı Ödülü verdi.

Bu arka plan, Pop Art metnini okurken akılda tutulmaya değer. Metin, ilerde sanat nesnesinin "maddesizleşmesi"ni tartışacak ve sanatın politik boyutuna odaklanacak bir eleştirmenin, tüketim imgeleriyle dolu bir akıma yakından baktığı bir anı yakalıyor. Bugünün okuru için kitap, hem Pop Art'a hem de 1960'ların sanat yazarlığına dair bir belge niteliği taşıyor.

Türkiye'den bakış

Pop Art'ın beslendiği kitlesel üretim ve tüketim kültürü, 1960'ların Türkiyesinde Amerika ya da İngiltere'deki ölçekte gelişmemişti. Türkiye'deki pop sanat üzerine yapılan akademik çalışmalar da bu gecikmeye dikkat çekiyor. Yine de dönemin yerli görsel kültürüne bakıldığında, Lippard'ın metnindeki temalarla şaşırtıcı biçimde akraba izlere rastlamak mümkün.

En çarpıcı örnek Burhan Doğançay. 1962'de New York'a giden sanatçı, 1963'te üzerinde bir afiş kalıntısı bulunan bir duvardan etkilendiğini ve onu gördüğü en güzel soyut resim olarak tanımladığını anlatıyordu. Ardından yırtık afişleri, kiri ve lekeyi tuval üzerinde yeniden kurmaya başladı. Zamanla 114 ülkeye yayılan "Duvarlar" serisi, Lippard'ın Avrupa bölümünde andığı Mimmo Rotella'nın dekolajlarıyla yan yana düşünülebilecek bir kent imgesi arşivine dönüştü.

İkinci bir hat, grafik tasarımdan geçiyor. 1960'larda tiyatro afişi tasarlamaya başlayan Mengü Ertel, 150'yi aşkın afişle Türkiye'de modern afişin yerleşmesine katkı verdi, 1966'dan itibaren uluslararası afiş sergilerine katıldı. Pop Art'ın galeriye taşıdığı ticari imge dili, Türkiye'de bir süre daha sokakta, afişte ve basılı malzemede yaşadı. Lippard'ın kitabı, Türkiyeli okura bu yerel yolları uluslararası bir çerçevede yeniden düşünme fırsatı veriyor.

İlgili Yazılar