Veda Ritüeli: Ramesh Meyyappan ve George Mann'dan sözsüz bir yas ve babalık hikâyesi
Ad Infinitum yapımı Veda Ritüeli, işaret dilini hiç öğrenmemiş babasına veda eden sağır bir oğlun hikâyesini sözcük kullanmadan anlatıyor. Oyun 30. İstanbul Tiyatro Festivali programıyla Türkiye'ye geldi.

Bir oğul, babasını kaybediyor. Babası hayattayken oğluyla konuşabilmek için işaret dilini hiç öğrenmemiş. Oğul, babasının cenaze törenini yapmak için Birleşik Krallık'tan Hindistan'a gidiyor. Kendisine hiç aktarılmamış kadim bir Hindu ritüelini yerine getirmesi gerekiyor. Bristol merkezli Ad Infinitum'un yapımı Last Rites (Türkçe adıyla Veda Ritüeli) bu hikâyeyi tek kelime kullanmadan anlatıyor. Oyun, İKSV'nin 22 Ekim-3 Aralık 2025 tarihleri arasında düzenlediği 30. İstanbul Tiyatro Festivali programında, 7-8 Kasım'da Paribu Art sahnesinde yer aldı. Unlimited dergisinden Ayşe Draz'ın oyunun ortak yaratıcıları George Mann ve Ramesh Meyyappan ile yaptığı söyleşi, oyunun nasıl ortaya çıktığını anlamak için iyi bir kaynak.
İki baba, iki yas, bir başlık
Oyun, iki yaratıcısının kendi hayatlarından doğdu. Meyyappan ile Mann provalar sırasında babalarıyla olan ilişkilerini ve kendileri baba olduktan sonra neyin değiştiğini konuşmuşlar. İkisi de babasını kaybetmiş. Meyyappan Hindu, Mann ise Roma Katoliği olarak yetiştirilmiş. Farklı inançlarda cenaze törenlerinin nasıl işlediği üzerine yaptıkları bu sohbetler oyunun adını da belirlemiş. Meyyappan'ın anlattığına göre "last rites" ifadesi pek çok kültürde, yaşamının sonuna gelmiş ama henüz hayatta olan birine uygulanan ritüelleri anlatıyor. Oyunda ise ifadenin iki anlamı var. Birincisi ölen kişi için yapılan cenaze töreni. İkincisi, oğulun babasıyla ilişkisiyle hesaplaştığı, onu arındıran kişisel veda.
Oyunun ilk gösterimi Ocak 2024'te Londra'daki Shoreditch Town Hall'da yapıldı. Ardından Şubat 2024'te Edinburgh'daki Manipulate Festivali'nde sahnelendi. The Guardian ve The Scotsman oyuna dört yıldız verdi. Oyun 2025 boyunca Oxford, Derby, Bristol Old Vic ve Edinburgh Festival Fringe'in de aralarında bulunduğu duraklarla Birleşik Krallık'ı dolaştı. Yaklaşık 65 dakika süren oyun 14 yaş ve üzeri izleyiciler için öneriliyor.
Erişilebilirlik, oyunun biçiminin kendisi
Arjun karakterini oynayan Meyyappan doğuştan sağır. Singapur'da doğdu, eğitimini Liverpool Institute for Performing Arts'ta tamamladı ve 2006'dan beri Glasgow'da yaşıyor. Görsel ve fiziksel tiyatroyu birleştiriyor; sirk becerilerine, kukla, koreografi ve illüzyona dayanan işleri 20'den fazla ülkede sahnelendi. Madame Butterfly hikâyesinden yola çıkan, kukla kullandığı Butterfly ve Critics' Awards for Theatre in Scotland'da en iyi erkek performansına aday gösterildiği Off Kilter bu işlerden bazıları. Royal Conservatoire of Scotland'daki İngiliz İşaret Dili (BSL) ve İngilizce performans lisans programının tasarımında görev aldı ve orada görsel tiyatro dersi veriyor.
Veda Ritüeli'nde erişilebilirlik sonradan eklenmiş bir hizmet değil; oyunun biçimini en baştan belirliyor. Yaratıcı altyazılar, işaret dili, projeksiyon ve animasyon görüntüleri anlatıyı taşıyor. Tayo Akinbode'nin ses tasarımı yoğun bas frekanslarla çalışıyor, böylece ses duyulmasa bile titreşim olarak bedende hissedilebiliyor. Sağır ve işiten izleyiciler aynı salonda farklı yollardan aynı deneyime ulaşıyor.
Lecoq'tan Keaton'a uzanan bir dil
İki sanatçının saydığı ilham kaynakları oyunun estetiğini açıklıyor. Mann, 2007'de Ad Infinitum'u kurmadan önce 2004-2006 yıllarında Paris'teki Jacques Lecoq okulunda eğitim aldı. Beden ve jest üzerine kurulu bu pedagoji topluluğun bütün işlerinde görülüyor. Maskeli ve sözsüz Translunar Paradise dokuz ödül aldı. Tamamen karanlıkta, oyuncuların ellerindeki LED fenerlerle oynanan Light ise 2015'te London International Mime Festival kapsamında Barbican'da kapalı gişe oynadı. Mann söyleşide Light'ın çok canlı bir kâbustan doğduğunu ve bu rüyayı sahneye taşımak için on yıl uğraştığını anlatıyor.
İki sanatçı da Pina Bausch ve Dario Fo'yu önemli etkiler arasında sayıyor. Meyyappan ayrıca Jacques Tati ve Buster Keaton'ın sessiz komedilerine olan hayranlığını dile getiriyor. Sözün olmadığı yerde jestin ne kadar anlatabileceğini bu isimlerin işlerinde görmüş.
Türkiye'den bakış
Veda Ritüeli'nin İstanbul'daki gösterimleri, festivalde erişilebilirliğin ayrı bir başlık olarak desteklendiği bir çerçevede gerçekleşti. Gösterimler İKSV'nin erişilebilir sanat partneri DenizBank'ın desteği ve British Council Türkiye'nin işbirliğiyle yapıldı. Ancak oyunun Türkiyeli izleyiciye asıl söylediği şey teknik bir erişim meselesinden daha geniş. Türkiye'de sağır bireylerin kendi dilleri olan Türk İşaret Dili'ni aile içinde paylaşabilmesi hâlâ her evde mümkün değil. Arjun'un babasıyla arasındaki sessizlik pek çok ailenin yaşadığı bir deneyim. Bu yüzden oyunun temel sorusu, yani aynı dili hiç konuşmamış iki insanın birbirine nasıl veda edeceği, yerli izleyici için soyut bir fikir değil, gündelik hayattan tanıdık bir durum.
Oyunun ikinci ekseni olan ritüel de tanıdık bir yerde duruyor. Anadolu'da ölümün ardından yapılan helalleşme, yedinci ve kırkıncı gün anmaları, mevlit gibi pratikler yası topluluk içinde paylaşılan bir sürece dönüştürür. Bu gelenekleri bilmeyen ya da onlara yabancı kalan biri için aynı törenler, Arjun'un yaşadığı gibi, dışarıda kalma hissini de derinleştirebilir. Görsel kültür açısından da oyunun yeri anlamlı. Türk sahnesinde sözün ağırlıkta olduğu anlatı geleneğine karşılık, Karagöz'ün gölge oyunundan bugünkü fiziksel tiyatro topluluklarına uzanan görsel bir hat da var. Veda Ritüeli, bu hattın dünyada nereye ulaştığını gösteren bir örnek olarak izlenebilir.
Kaynak: Unlimited
Editoryal ilkelerimiz


