ArtPlaka Mag
Sanat Gündemi
Usta sanatçı profilleri ve ArtPlaka sanatçılarıyla söyleşiler.

Edward Hopper'ın Ground Swell'i: Savaşın Eşiğinde Sakin Bir Deniz
Edward Hopper, İkinci Dünya Savaşı Avrupa'da patlak verirken Cape Cod kıyısında Ground Swell'i tamamladı. Sakin görünen deniz, tam ortadaki çan şamandırasıyla sessiz bir uyarıya dönüşüyor.

Anakonda ve Diğer Öyküler: Quiroga'nın yaşayan ormanı Türkçede
Latin Amerika öykücülüğünün ustası Horacio Quiroga, İletişim Yayınları'nın yeni derlemesiyle Türkçede. Ormanı belleği olan bir varlık olarak kuran yazarın dünyasına bakıyoruz.

Aleksander Gierymski'nin Venedik'i: Işığın Peşindeki Polonyalı Realist
Polonya realizminin ve ışık deneylerinin öncüsü Aleksander Gierymski, ömrünün son yıllarını İtalya'nın taş kentlerinde geçirdi. Varşova Ulusal Müzesi'ndeki Venedik manzarası, bu yalnız geç dönemin izini taşıyor.

Şefik Kahramankaptan'ın librettoları: Anadolu efsaneleri opera sahnesinde
Gazeteci ve librettist Şefik Kahramankaptan'ın Uçarcasına'dan Şahmeran'a uzanan opera ve bale librettoları, Türk sahnesinde yerli konulu bir repertuvar kurma çabasının izini sürüyor.

Bir gülhatmi, bütün bir okul: Jacob Gensler'in Hamburg'daki sessiz tablosu
Hamburger Kunsthalle'de asılı, tek dallı bir gülhatmi tablosu; genç yaşta ölen Hamburglu ressam Jacob Gensler'i ve yeniden keşfedilen Hamburg Okulu'nu anlamak için bir kapı aralıyor.

Torres-García ve Konstruktif Evrenselcilik: Güney'i merkeze almak
Uruguaylı ressam Joaquín Torres-García, Mondrian'ın ızgarasını Kolomb öncesi sembollerle birleştirerek Konstruktif Evrenselciliği kurdu. Paris'ten Montevideo'ya uzanan bu yolculuk, Güney'i modern sanatın merkezine taşıma çabasının hikâyesidir.

Joaquín Torres-García'nın 'Adam'ı ve konstrüktif evrenselciliğin doğuşu
Buenos Aires'teki Museo Nacional de Bellas Artes'e ait 1932 tarihli 'Adam', Uruguaylı ustanın Paris avangardından doğup Montevideo'da olgunlaşan konstrüktif evrenselcilik düşüncesine açılan bir pencere sunuyor.

Martin Johnson Heade'in Rhode Island kıyısı: Amerikan luminizminde ışık ve fırtına
19. yüzyıl Amerikan ressamı Martin Johnson Heade'in Rhode Island kıyı manzaraları, luminizmin ışığa ve fırtına öncesi gerilime dayalı sessiz dilini örnekliyor. Akımın kökenlerine ve Türk görsel kültüründeki karşılığına bakıyoruz.

Jan Davidsz de Heem'in istiridyeleri: Hollanda natürmortunun sessiz gösterişi
Jan Davidsz de Heem'in LACMA'daki 1653 tarihli natürmortu, minik bir ahşap panoda Hollanda Altın Çağı'nın hem bolluğunu hem de fani ihtişama dair uyarısını bir araya getiriyor.

Videoyu sanata çeviren kadınlar: Akerman'dan Bhimji'ye dört öncü
Argonotlar'ın Queer Feminist Atlas dizisi, hareketli görüntüyü sanata çeviren kadınları odağına alıyor. Chantal Akerman, Eija-Liisa Ahtila, Dara Birnbaum ve Zarina Bhimji dört farklı yoldan aynı soruyu soruyor: kamera neyi düşündürebilir?

Bedeni malzemeye çeviren kadın sanatçılar: bakışa karşı altmış yıllık isyan
ORLAN'dan Jenny Saville'e, Gina Pane'den Hannah Wilke'ye uzanan bir kuşak, kadın bedenini seyirlik bir yüzey olmaktan çıkarıp sanatın kendisine dönüştürdü.

Geç keşfedilen kadın sanatçılar: Bourgeois ve Lassnig'in uzun bekleyişi
Louise Bourgeois yetmişinde, Maria Lassnig doksanına yakın tanındı. Sanat dünyasının kadın sanatçıları neden bu kadar geç keşfettiğine ve bu gecikmenin Türkiye'deki karşılığına bakıyoruz.

Sanat tarihinin gölgesinden çıkanlar: 19. yüzyılın öncü kadın sanatçıları
Argonotlar'ın Queer Feminist Atlas dizisi 1800'lü yıllara uzanıyor. Marie Bashkirtseff ve Eva Gonzalès gibi isimler, kadınların akademilerin kapısında beklediği bir çağda bağımsız bir sanatçı kimliğini nasıl kurduğunu hatırlatıyor.