Ana içeriğe geç

ZZ Top'tan Frank Beard'a veda: sakallar, hot rodlar ve MTV çağı

ZZ Top'ın kurucu davulcusu Frank Beard 77 yaşında hayatını kaybetti. Grubun uzun sakalları, Eliminator hot rod'u ve MTV kliplerinden örülen görsel efsanesine ve bu imgeyi taşımayan davulcunun ironik hikâyesine bakıyoruz.

Erdem Kılıç3 dk okuma
ZZ Top'tan Frank Beard'a veda: sakallar, hot rodlar ve MTV çağı (Görsel: Bant Mag)
ZZ Top'tan Frank Beard'a veda: sakallar, hot rodlar ve MTV çağı (Görsel: Bant Mag)

ZZ Top'ın kurucu üyesi ve davulcusu Frank Beard, 17 Ağustos'ta Teksas'taki çiftliğinde, ailesinin yanında 77 yaşında hayatını kaybetti. Ölüm, grubun bir konserini davulcunun sağlık durumu nedeniyle iptal etmesinden kısa süre sonra geldi. Gitarist ve solist Billy Gibbons, uzun yıllara yayılan iş ortağını "doğuştan en yenilikçi davulculardan biri ve gerçek bir Teksas evladı" sözleriyle andı; onun kendine özgü backbeat'inin grubu zirvede tutan unsurlardan biri olduğunu söyledi. Ancak Beard'ın mirası yalnızca ritimle sınırlı değil: adı, popüler kültürün en çok çoğaltılan görsel imgelerinden birinin de parçası.

Bir sesten çok bir imge

ZZ Top, 1969'da Houston'da, biri Gibbons'ın grubu Moving Sidewalks, diğeri Hill ile Beard'ın çaldığı American Blues olmak üzere iki ayrı topluluğun izinden kuruldu. Teksas kökenli blues rock'ı sırıtan bir mizahla ve son derece tanınır bir sahne görüntüsüyle birleştiren üçlü, 1973 tarihli Tres Hombres ve onun "La Grange" parçasıyla ulusal çapta dikkat çekti. Zamanla Gibbons ile Hill'in güneş gözlükleri, şapkaları ve göğse inen uzun sakalları, grubun müziği kadar tanınan bir amblem hâline geldi. ZZ Top, imgesi neredeyse bir logo gibi okunabilen ender rock topluluklarından biriydi.

Eliminator: bir hot rod'un ikonlaşması

Bu görsel dilin doruğu 1983 tarihli Eliminator oldu. Çizgi roman ve otomobil dergileri geçmişinden gelen sanatçı Tom Hunnicutt'ın resmettiği kapakta, Gibbons'ın 1976'da Kaliforniya'da bir atölyeye yaptırdığı, 1933 model bir Ford'a dayanan kırmızı hot rod yer alıyordu. "Eliminator" adı verilen bu otomobil, Tim Newman imzalı "Gimme All Your Lovin'", "Sharp Dressed Man" ve "Legs" kliplerinde de başroldeydi. Kürklü ve dönen gitarlar, sürekli el değiştiren anahtarlık ve "sharp dressed" estetiği, MTV'nin altın çağında defalarca tekrarlanan motiflere dönüştü. "Legs", 1984'te MTV Video Müzik Ödülleri'nde en iyi grup videosu seçildi. On milyondan fazla satan albüm, kliplerin bir kariyeri baştan yazabileceğini kanıtlayan örneklerden biri sayılır. Otomobilin kendisi bugün Rock & Roll Hall of Fame'de sergileniyor.

Sakalsız Beard

Grubun görsel efsanesindeki en kalıcı ironi ise Frank Beard'ın kendisiydi. Soyadı "Beard", yani "sakal" olmasına rağmen üçlünün simge hâline gelen o uzun sakalı taşımayan tek üye oydu. Anlatılara göre kariyerinin başında sakalı olan Beard, grup bir aradan sonra yeniden toplandığında Gibbons ve Hill'in sakallarını iyice uzattığını görmüş, kendisi bıyıkla yetinmişti. Gibbons, bunun Beard'ı hiç rahatsız etmediğini, sayesinde bir alışveriş merkezinde kimseye tanınmadan dolaşabildiğini söylemişti. Sağlam, kaydırmalı vuruşu grubun boogie temelli sesinin bel kemiğiydi. Basçı Dusty Hill'in 2021'deki ölümünün ardından yerini uzun süredir bas teknisyeni olan Elwood Francis'e bırakmasıyla klasik kadro çoktan değişmeye başlamıştı; Beard'ın ayrılışıyla bu dönem büyük ölçüde kapanıyor.

Türkiye'den bakış

ZZ Top'ın imgesi, Türkiyeli okur için hem tanıdık hem uzak bir dünyaya yaslanır. Hot rod kültürü, yani elden geçirilmiş eski Amerikan otomobillerinin bir fetişe dönüşmesi, bizde bir sokak pratiği olmaktan çok sinema ve albüm kapakları üzerinden algılanan bir estetik oldu. Buna karşılık grubun asıl kalıcı dersi, sesle görüntüyü aynı anda bir kimliğe çevirme fikridir ve bunun yerli karşılıkları hiç de az değil. Anadolu rock kuşağı, 1960'ların sonundan itibaren benzer bir şeyi kendi coğrafyasından üretti: Barış Manço'nun uzun saçları, yüzükleri ve bıyığı; Cem Karaca'nın gür bıyığı ve heybetli duruşu; Erkin Koray'ın asi, dağınık imgesi. Bu figürlerde de saç, bıyık ve giyim, tıpkı ZZ Top'ta olduğu gibi müziğin ayrılmaz bir uzantısı, adeta bir amblemdi. Türkiye'nin afiş ve pankart geleneğinde bir sanatçının silüetinin tek başına kimliği taşıması yeni bir şey değildir. 1980'lerde MTV estetiği ülkeye görece gecikmeli ulaştığında, kliplerin bir şarkıyı görsel bir imgeye dönüştürme gücü buradaki kuşaklar için de belirleyici oldu. ZZ Top'ın sakalları kadar, o sakalları taşımayan davulcunun hikâyesi de imgenin ne kadar kurgusal olduğunu hatırlatır.

İlgili Yazılar