Ana içeriğe geç

Contemporary Istanbul 21. edisyonda Asya'ya döndü: Tersane'de 70 galeri ve Kusama

Contemporary Istanbul, 21. edisyonunda Focus: Asia bölümü, genişleyen heykel parkı ve 70 galeriyle Haliç kıyısındaki Tersane İstanbul'da düzenlendi. Fuar, 38 bin 500 ziyaretçiyle kapandı.

Erdem Kılıç4 dk okuma
Contemporary Istanbul 21. edisyonda Asya'ya döndü: Tersane'de 70 galeri ve Kusama (Görsel: Artdog Istanbul)
Contemporary Istanbul 21. edisyonda Asya'ya döndü: Tersane'de 70 galeri ve Kusama (Görsel: Artdog Istanbul)

Türkiye'nin en büyük uluslararası çağdaş sanat fuarı Contemporary Istanbul (CI), 21. edisyonunu 23 Eylül'deki VIP önizlemenin ardından 24-27 Eylül 2026 tarihlerinde Tersane İstanbul'da gerçekleştirdi. Fuar bu yıl 16 ülkeden 70 galeriyi, 736 sanatçıyı ve 1.372 eseri bir araya getirdi. Galerilerden 22'si fuara ilk kez katıldı. Geçen yıl 52 galeriyle düzenlenen fuar, bu kez Tersane'nin iki salonunu birden kullandı. Yeni ve daha büyük Hall B, kesintisiz tek katlı bir yerleşim sundu.

Odakta Asya, yanında yeni sesler

Bu edisyonun ana uluslararası başlığı Focus: Asia oldu. Bölümde Hong Kong ve Şanghay merkezli Pearl Lam Projects ile Whitestone Gallery, Tokyo'dan Takato Kano Gallery, Yeni Delhi'den Method Gallery ve Singapur'dan Silk Art House Gallery yer aldı. Tatsuo Miyajima, Jin Meyerson, Cody Choi, Kim Hyunsik, Isaac Chong Wai, Mizuki Nishiyama, Park Jieun, Jae Yong Kim ve Evian Wenyi Zhang bölümün öne çıkan isimleri arasındaydı.

Fuarın kurucusu ve başkanı Ali Güreli, Asya vurgusunu İstanbul'un iki kıta arasındaki konumuyla ilişkilendiriyor. The Art Newspaper'a konuşan Güreli, şehrin Anadolu yakasında yeni bir fuar kurma niyetinde olduğunu da açıkladı. Organizasyon, 2027'deki 22. edisyonun Berlin, Hamburg, Münih, Stuttgart ve Köln sahnelerini öne çıkaracak bir Focus Germany programıyla düzenleneceğini duyurdu.

Uluslararası katılımcılar arasında Galerie Thomas Schulte, Galerie Vallois, Michel Rein, Galerie Tanit ve Galeria Francisco Fino bulunurken, Türkiye'den Dirimart, Öktem Aykut, Galeri Nev İstanbul, Pi Artworks, Zilberman, x-ist, Pilot, Anna Laudel ve ArtSümer gibi galeriler stant açtı. Son beş yılda kurulmuş galerilere ayrılan New Grounds bölümünde ise Friedrichs Pontone, Karpuchina Gallery, Rast Gallery ve Shiva Zahed gibi isimler yer aldı. Canvas dergisinin değerlendirmesi, fuarın kimliğini güçlendirmek için Güneybatı Asya ve Kuzey Afrika bölgesinden daha güçlü bir katılımı önermesiyle dikkat çekti.

Kusama'ya veda ve Haliç kıyısındaki heykeller

Fuarın en çok konuşulan işlerinden biri Yayoi Kusama'nın Pumpkin YB C (2004) adlı eseriydi. Sanatçının resmi açıklamasına göre Kusama, 14 Ağustos 2026'da 97 yaşında Tokyo'da bir hastanede hayatını kaybetti, ölümü 27 Ağustos'ta duyuruldu. Bu nedenle eser, fuarda doğal olarak bir anma havası taşıdı. Balkabağı, Kusama'nın en uzun soluklu motiflerinden biri: sanatçı bu imgeyi ilk kez 1946'da, memleketi Matsumoto'da Nihonga üslubunda bir resimde kullanmıştı. 1994'te Naoshima adasındaki iskelenin ucuna yerleştirdiği sarı, puantiyeli dev balkabağı ise Japonya'da çağdaş sanatın en çok fotoğraflanan işlerinden biri hâline geldi.

Açık alanda kurulan heykel parkı, bu yılın belirleyici unsurlarından biriydi. Öne çıkanlar şunlardı:

  • *Jaume Plensa, Juana (2025):* Haliç kıyısına yerleştirilen yedi metrelik portre heykeli, Plensa'nın kamusal alandaki büyük ölçekli baş heykelleri geleneğini sürdürüyor.
  • *Arne Quinze, Lupine Alpestris:* Sanatçının doğadan beslenen, biyolojik çeşitliliği konu edinen serisinden bir parça.
  • *Johnny Depp, The Bunnyman:* Beyaz bronz heykel, fuar kaynaklarına göre ilk kez bir sanat fuarında sergilendi.
  • *Rashid Al Khalifa, Inhabited Crate (2026):* Geometrik formu ışık ve mekânla ilişkilendiren, izleyicinin hareketine göre değişen bir deneyim sunan iş.

İç mekânda ise Chisato Matsumoto'nun Sail of Light yerleştirmesi, kumaşın boyanmadan önce bükülüp bağlandığı geleneksel Japon direnç boyama tekniği shibori'yi ışık ve hareketle buluşturdu. Canvas'ın da altını çizdiği gibi, bir zamanlar gemi inşa edilen ve yelken dikilen bir tersanede yelkeni çağrıştıran bir işin sergilenmesi, mekânla eser arasında anlamlı bir bağ kurdu.

Rakamlarla CI21

Organizasyonun açıkladığı verilere göre fuar beş günde 38 bin 500 ziyaretçi ağırladı, uluslararası ziyaretçi sayısı bir önceki edisyona göre yüzde 50 arttı. 37 ülkeden VIP misafir ve 148 kurumdan temsilci fuarı ziyaret etti. Oddviz'in İstanbul Kara Surları adlı işi İstanbul Valiliği koleksiyonuna girdi. 1.250 üniversite öğrencisi fuarı ücretsiz gezdi. Fuar, 2018'den bu yana süren kur dalgalanmaları ve enflasyon ortamında galerilerin maliyetlerini düşürmek için nakliye indirimleri gibi destekler de devreye soktu.

Türkiye'den bakış

Contemporary Istanbul'un hikâyesi, Türkiye'de çağdaş sanat piyasasının kurumsallaşma hikâyesiyle iç içe. 2006'da kurulan fuar, uzun yıllar Lütfi Kırdar Kongre Merkezi'nin salonlarında düzenlendi. 2021'de Haliç kıyısındaki Tersane'ye taşınması ise yalnızca bir mekân değişikliği değildi. Bu alan, Fatih Sultan Mehmed döneminde Bizans tersanesinin kalıntıları üzerine kurulan ve 16. ile 17. yüzyıllarda Akdeniz'in en büyük gemi inşa merkezlerinden biri olan Tersane-i Amire'nin mirasını taşıyor. Venedik Bienali'nin Arsenale'si ile sık sık kıyaslanan bu mekân, İstanbul'un çağdaş sanatı tarihsel dokusuyla konuşturma becerisini somut biçimde gösteriyor.

Focus: Asia ise Türk sanat ortamının uzun süre Batı Avrupa merkezli kurduğu ilişkiler açısından dikkate değer bir yön değişikliği. Matsumoto'nun shibori'si, Türkiyeli izleyiciye kendi geleneğinden tanıdık bir soruyu hatırlatıyor: zanaat tekniği çağdaş sanatın diline nasıl taşınır? 2014'te UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras listesine giren ebru, aynı soruyla yüzleşen yerli bir örnek. Kusama'nın balkabağı ise tek bir motifin onlarca yıl boyunca yinelenerek nasıl küresel bir görsel imzaya dönüşebileceğini gösteriyor. 2027'de fuarın İstanbul Bienali'nin 19. edisyonuyla aynı haftaya denk gelecek olması, şehrin sanat takvimini önümüzdeki yıl daha da yoğunlaştıracak.

İlgili Yazılar