Ana içeriğe geç

Contemporary Istanbul 21. yılında Asya'ya döndü: Tersane'de yeni rekabet haritası

Contemporary Istanbul, 21. edisyonunu 23-27 Eylül'de Tersane İstanbul'da "Focus Asia" programıyla gerçekleştirdi. Fuarın gündeminde Körfez'deki yeni sanat merkezleriyle rekabet, sanat ekonomisindeki vergi sorunları ve Mustafa Horasan'ın anısına açılan bir sergi vardı.

Erdem Kılıç4 dk okuma
Contemporary Istanbul 21. yılında Asya'ya döndü: Tersane'de yeni rekabet haritası (Görsel: Artdog Istanbul)
Contemporary Istanbul 21. yılında Asya'ya döndü: Tersane'de yeni rekabet haritası (Görsel: Artdog Istanbul)

Contemporary Istanbul (CI), 21. edisyonunu 23-27 Eylül tarihlerinde Haliç kıyısındaki Tersane İstanbul'da gerçekleştirdi. Akbank Sanat'ın ana destekçiliğinde düzenlenen fuara 16 ülkeden 70 galeri katıldı ve 736 sanatçının 1.372 eseri sergilendi. Bu yılın odak noktası ise Asya'ydı. Fuar öncesindeki basın toplantısında yönetim kurulu başkanı Ali Güreli'nin anlattıkları, CI'ın kendini artık yalnızca bir satış platformu olarak değil, değişen bölgesel dengeler içinde konumlanmaya çalışan bir aktör olarak gördüğünü ortaya koyuyordu.

Haliç'teki tersaneden Asya'ya uzanan bir program

Güreli'nin kurduğu ve ilk edisyonu 2006'da yapılan CI, uzun yıllar Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı'nda düzenlendi. Fuar 2021'deki 16. edisyonuyla birlikte Tersane İstanbul'a taşındı. Mekânın tarihi başlı başına bir arka plan sunuyor: Haliç Tersanesi, 1455'te Fatih Sultan Mehmed'in emriyle kurulan Tersane-i Amire'nin devamı ve dünyanın hâlâ ayakta olan en eski tersanelerinden biri olarak anılıyor. Tabanlıoğlu Mimarlık'ın restorasyon projesiyle alan, otel, konut ve marinayı da içeren yeni bir kültür destinasyonuna dönüştürülüyor.

Bu yılın "Focus Asia" bölümünde basına yansıyan bilgilere göre 11 Asya ülkesinden 19 kurum yer aldı. Hong Kong merkezli Pearl Lam'ın projeleri, Japon galeriler Takato Kano ve Whitestone ile Yeni Delhi'den ilk kez katılan Method bu bölümün öne çıkan katılımcıları arasındaydı. Tatsuo Miyajima ve Cody Choi gibi isimlerin işleri fuarda izlendi. Japon sanatçı Chisato Matsumoto ise geleneksel shibori boyama tekniğini güncelleyen "Sail of Light" adlı yerleşimiyle mekânın denizcilik geçmişine gönderme yaptı. Güreli, Asya tercihini anlatırken Hong Kong, Mumbai, Şanghay, Taipei, Japonya ve Shenzhen'deki akademik ve kültürel yatırımları örnek gösterdi. 23-24 Eylül'deki CIF Dialogues oturumları da Asya'nın değişen konumu, yeni kuşak koleksiyonerlik ve sanat-teknoloji ilişkisi üzerine kuruldu.

Fuarın diğer başlıkları şöyle sıralanabilir:

  • Haliç boyunca uzanan ve 12 heykelden oluşan Heykel Parkuru; katılımcılar arasında Mert Ege Köse, Arne Quinze ve Thomas Schönauer gibi heykeltıraşlar vardı. Organizatörler, oyuncu Johnny Depp'in de fuarda yer alacağını duyurdu.
  • Solo Show'lar ve yeni kurulan galerilere ayrılan "Yeni Alanlar" bölümü.
  • Prof. Dr. Hasan Bülent Kahraman küratörlüğünde, Akbank Sanat'ın sunduğu "Garip Şeyler Oluyor" sergisi. Esra Özdoğan, Gülin Hayat Topdemir ve Nazif Topçuoğlu'nun işlerini bir araya getiren seçki, hızlı teknolojik dönüşümün insan bilinci üzerindeki etkisini sorguluyordu.

Mustafa Horasan için dayanışma sergisi

Fuarın duygusal ağırlığı olan bölümlerinden biri, 28 Mayıs 2026'da geçirdiği motosiklet kazası sonucu 61 yaşında hayatını kaybeden Mustafa Horasan için Levent Çalıkoğlu küratörlüğünde düzenlenen dayanışma sergisiydi. 1965'te Aydın'da doğan Horasan, 1986'da Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nin özgün baskı resim bölümünden mezun olmuş, Almanya, Fransa, Hollanda, İspanya, ABD ve İtalya'da çalıştıktan sonra uzun yıllar İstanbul'daki atölyesinde üretmişti. Beden, kimlik, bellek ve insanın iç dünyası üzerine kurduğu figüratif dili, yurt içi ve yurt dışındaki pek çok koleksiyonda yer alıyor.

Körfez rekabeti ve vergi gündemi

Basın toplantısının belki de en dikkat çekici kısmı, Güreli'nin bölgesel rekabete dair değerlendirmesiydi. Güreli, Doha ve Abu Dabi'nin artan sanat ve müze yatırımlarının, İstanbul'un uzun süredir üstlendiği bölgesel sanat merkezi rolünü artık daha rekabetçi bir coğrafyada paylaşmak zorunda kaldığını gösterdiğini söyledi; Suudi Arabistan'ı da bu yarışta ivme kazanan bir aktör olarak andı. Ortadoğu'daki savaşlar ve jeopolitik belirsizliğin sanat dünyasına etkisine de değindi.

Güreli, sanat ekonomisindeki vergisel sorunları Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı nezdinde dile getirdiklerini aktardı. Lojistik tarafında ise THY ortaklığıyla galerilere ücretsiz kargo desteği verildiğini, Akbank ortaklığıyla da gümrükte eserlerin beyan edilen değerinin yüzde 20'si oranındaki teminatın CI tarafından karşılandığını belirtti. Kahraman ise toplumsal cinsiyet konusundaki hassasiyetlere değinerek, CI'ın bu alanda üretilen sanata her zaman yer açtığını ve bu tutumun süreceğini ifade etti.

Türkiye'den bakış

CI'ın Asya'ya yönelmesi, Türkiye'deki sanat ortamının uzun süredir alışkın olduğu Batı merkezli bakışın dışına çıkma denemesi olarak okunabilir. Türkiye'de çağdaş sanatın kurumsallaşması, 1987'de başlayan İstanbul Bienali'nden bu yana büyük ölçüde Avrupa ve Kuzey Amerika ile kurulan ilişkiler üzerinden şekillendi. Oysa bugün koleksiyon, müze ve fuar yatırımlarının önemli bir kısmı Doğu'ya ve Körfez'e kayıyor. Bu durum Türkiyeli galeriler ve sanatçılar için hem bir tehdit hem de bir fırsat: İstanbul'un "Doğu ile Batı arasında köprü" söylemi, ancak somut ilişkiler ve sürdürülebilir bir sanat ekonomisiyle desteklenirse anlam taşıyabilir. Güreli'nin vergi düzenlemesi talebi de bu açıdan önemli; bölgedeki rakip merkezler devlet destekli büyük bütçelerle hareket ederken yerel piyasanın maliyet yükü rekabet gücünü doğrudan belirliyor.

Mustafa Horasan'ın anılması ise başka bir açıdan değerli. Horasan'ın özgün baskı eğitimiyle başlayan yolculuğu, Türkiye'de baskı resmin, gravürden serigrafiye uzanan geleneğinin çağdaş resme nasıl taşındığının iyi bir örneği. Fuarın kalabalık ve uluslararası atmosferinde böyle bir yerli üretim çizgisinin hatırlatılması, Asya odağının yanında kendi sanat tarihimize de bakmayı gerektiriyor.

İlgili Yazılar