Ana içeriğe geç

Denizaşırı: Özer Kabaş'ın denizleri, montaj ile sentez arasındaki soru

Salt Beyoğlu, 1934-1998 yılları arasında yaşayan ressam, eğitimci ve yazar Özer Kabaş'ın resimden sinemaya, takı tasarımından sanat eğitimine uzanan üretimini arşiv belgeleriyle bir araya getiriyor. Sergi, Kabaş'ı yalnızca bir deniz ressamı olarak görmenin eksik kalacağını gösteriyor.

Erdem Kılıç4 dk okuma
Denizaşırı: Özer Kabaş'ın denizleri, montaj ile sentez arasındaki soru (Görsel: Unlimited)
Denizaşırı: Özer Kabaş'ın denizleri, montaj ile sentez arasındaki soru (Görsel: Unlimited)

Salt Beyoğlu'nun ikinci ve üçüncü katlarında 16 Eylül'de açılan Denizaşırı: Özer Kabaş ve Zamanları, 14 Mart 2027'ye kadar ücretsiz olarak gezilebiliyor. Programı Tuğçe Kaplan ve Vasıf Kortun'un üstlendiği, sergi tasarımı Emirhan Altuner'e ait olan sergi, 1934'te Mersin'de doğup 1998'de İstanbul'da hayatını kaybeden Özer Kabaş'ın 1960'lardan 1990'lara uzanan üretimini Salt Araştırma'daki Özer Kabaş Arşivi'nden belgelerle birlikte gösteriyor. Unlimited için yazan Seda Yavuz'un vurguladığı gibi Kabaş'ı hatırlamanın en kolay yolu deniz. Dalgalar, tekneler, balıkçılar. Serginin sorusu ise bu imgenin arkasında kalan düşüncenin ne olduğu.

Mühendislikten Yale'e, Albers'in dersinden kalan

Kabaş, Robert Kolej Yüksek Okulu'nda mühendislik okuduktan sonra 1957'de Yale School of Art'a gitti. 1962'ye kadar süren bu dönemde Josef Albers başta olmak üzere, aralarında Jack Tworkov'un da bulunduğu hocalarla çalıştı. 1962'de desen alanındaki lisansüstü çalışmasıyla ödül aldı ve aynı yıl New Haven'da ilk kişisel sergisini açtı.

Yavuz'un aktardığına göre Kabaş, Albers'in öğrencilerinden "Albers görünümlü" işler beklemediğini anlatıyordu. Hazır bir reçete olmadığı için öğrencinin erkenden "yüzmeyi öğrenmesi" gerekiyordu. Bu dönemin bir başka dönüm noktası da 1959'da MoMA'da açılan New Images of Man sergisiydi. Peter Selz'in düzenlediği sergi, Soyut Dışavurumculuğun baskın olduğu bir dönemde Francis Bacon, Jean Dubuffet, Willem de Kooning, Leon Golub ve Germaine Richier gibi 23 sanatçının figüre dönen işlerini bir araya getiriyordu. Kabaş bu sergide soyutlama ile siyasi güdümlü gerçekçilik arasına sıkışmayan, insanı yeniden resmin merkezine koyan bir tavır buldu. Yazara göre sanatçının sonraki deniz resimleri bu figüratif damardan kopmuyor, yalnızca insanın içinde durduğu mekânı değiştiriyor.

Montaj mı, sentez mi?

Türkiye'ye dönen Kabaş 1964-1974 arasında Robert Kolej'de ders verdi. 1971'den itibaren İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'nde Altan Gürman, Ali Teoman Germaner ve Erkal Güngören'le birlikte Temel Sanat Eğitimi bölümünün çekirdek kadrosunda yer aldı ve Albers'ten öğrendiği Bauhaus kökenli yaklaşımı bu programa taşıdı. Bölümün kapanmasının ardından 1985'te Resim Bölümü'ne doçent olarak geçti, 1990'da profesör oldu.

Kuramsal katkısının merkezinde 1969 tarihli Türk Resminde Montaj yazısı duruyor. Kabaş'a göre Batı'da gelişmiş bir biçimin üzerine yerel bir konu koymak sentez değil montajdır. Gerçek sentez için biçimin tarihini ve toplumsal zeminini sindirmek, kendi toplumunun katmanlarını içeriden anlamak gerekir. Aynı yıl yaptığı Merhaba, Mrs. Grey bu fikrin resimdeki karşılığı gibi. Kafası kurukafa olan bir ressam, şövaledeki soyut lekeye dönmüş halde "we are just 'fine'" diyor. Resmin adı, 1960'larda İran, Türkiye ve Hindistan'dan modern sanat toplayan Amerikalı koleksiyoner Abby Weed Grey'e gönderme yapıyor. Grey'in yaklaşık 700 eserlik koleksiyonu 1974'te New York University'ye bağışlandı ve bugün Grey Art Museum bünyesinde, Türk modern sanatının en büyük kurumsal koleksiyonlarından biri olarak korunuyor. Kabaş'ın işi de, başka yapıtlarıyla birlikte bu koleksiyonda.

Resmin dışına taşan bir pratik

Sergi Kabaş'ı yalnızca ressam olarak göstermiyor. Özgün baskılarının yanında, kardeşleriyle birlikte 1971'de kurduğu ve modern takı tasarımının Türkiye'deki öncülerinden sayılan Urart Sanat Atölyesi için tasarladığı takılar da yer alıyor. 1967'de kısa film yarışmasında birincilik aldığı bildirilen İstanbul Hatırası ile Altan Gürman'la Marmara Adası'nda çektiği belgesel de sergide. Mehmet Güleryüz, Fatma Tülin ve Sedat Pakay'ın seçilmiş işleri, Kabaş'ın içinde yaşadığı arkadaşlık ve üretim çevresini görünür kılıyor. 1970'lerin ortasından itibaren resminin merkezine yerleşen deniz, Salt'ın metnine göre bir manzara konusu olmaktan çok deniz, emek ve insan arasındaki ilişkinin sahnesi. Kabaş bu resimlerde doğrusal perspektifi bırakıp imgeleri üst üste bindirdi. Sanatçının ölümünden on yıl sonra, 2008'de Yapı Kredi'de geniş bir retrospektif açılmıştı. Salt'ın sergisi bu kez arşiv üzerinden düşünen bir okuma öneriyor. Kamu programı 30 Eylül'de şair Cevat Çapan'ın söyleşisiyle başlıyor.

Türkiye'den bakış

Kabaş'ın montaj ile sentez arasında yaptığı ayrım, Türk resminin eski bir tartışmasına verilmiş sert bir cevap olarak okunabilir. 1938-1943 arasında devletin ressamları Anadolu'ya gönderdiği yurt gezileri, ardından Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun öğrencilerinin kurduğu Onlar Grubu, yerel motifi modern biçimle buluşturma arayışının farklı duraklarıydı. Bu arayış çoğu zaman kilim deseni ya da köylü figürü gibi yüzeysel alıntılarla sınırlı kaldı. Kabaş'ın itirazı tam da buraya yönelikti: Halk sanatı bir motif deposu değil, anlaşılması gereken bir yaşama biçimi. Bu fikir bugün de geçerliliğini koruyor. Uluslararası fuarlarda "yerel" görünmek ile gerçekten yerinden konuşmak arasındaki fark, genç sanatçıların da sıkça karşılaştığı bir mesele.

Deniz teması da Türk görsel kültüründe uzun bir geçmişe sahip. Saray koleksiyonlarındaki Aivazovsky marinlerinden kartpostallardaki Boğaz manzaralarına kadar deniz çoğu zaman seyirlik bir güzellik olarak resmedildi. Kabaş ise denizi balıkçının, rüzgârın ve emeğin mekânı olarak ele aldı. Paşalimanı, Poyrazlı ve Marmara Adası gibi yerler resimlerinde kartpostal manzarası olarak değil, yaşanmış deneyim olarak yer buluyor. Temel Sanat Eğitimi üzerinden yetiştirdiği kuşaklar düşünüldüğünde, Kabaş'ın etkisi imzasını taşıyan tuvallerle sınırlı değil. Bugün tasarım ile sanat arasında gidip gelen pek çok pratiğin arkasında o sınıflarda sorulan sorular var.

İlgili Yazılar