Eylül 2026'da İstanbul: Arter ve Pera'da yeni sezon, kulaklarda yeni albümler
İstanbul'da sonbahar sezonu Arter'deki dört sergi ve Pera Müzesi'nin erken Cumhuriyet basın fotoğraflarına ayrılan seçkisiyle açıldı. Aynı ay yerli ve yabancı yeni albümler de sezonun sesini oluşturdu.

Yaz durgunluğunun ardından İstanbul'un kültür takvimi eylülde yeniden hızlandı. Müze ve galeriler yeni sergilerini peş peşe açarken müzik tarafında da yerli ve yabancı yeni albümler yayımlandı. Sanat ve müzik yayınlarının eylül derlemeleri birlikte okunduğunda ortak bir tablo çıkıyor: sezon kimlik, aidiyet, ev ve dönüşüm gibi temaların çevresinde şekilleniyor. Yerleşik kalıpları zorlayan üretimler de bu sezonda öne çıkıyor.
Arter'de dört sergi, dört farklı yaklaşım
Dolapdere'deki Arter, sezonu dört sergiyle karşılıyor. Programın en dikkat çeken başlığı, Mehtap Baydu'nun Türkiye'deki ilk kurumsal kişisel sergisi Seni Sevmek Çok Zor!. Selen Ansen'in küratörlüğünü yaptığı sergi, sanatçının performans, heykel, fotoğraf ve video arasında kurduğu ilişkileri görünür kılmayı amaçlıyor. Beden ile nesnenin karşılaştığı çok katmanlı bir alan kuran sergide, Baydu'nun kişisel belleğinden gelen anlatılar ve nesneler dönüştürülüyor. Sanatçının farklı kimliklere bürünmesi, yerleşik tanımlara karşı akışkan bir tavrı işaret ediyor. Sergi kapsamında Baydu, ilk kez 2019'da Berlin'de kamusal alana açılan vitrinli bir mekânda gerçekleştirdiği Nefes (Atem) performansını da yeniden sahneleyecek.
Tayfun Erdoğmuş'un Eda Berkmen küratörlüğündeki sergisi Atlas 1/137,035999 ise maddeye odaklanıyor. Bitkiler, mineraller ve çeşitli solüsyonlarla çalışan sanatçı, deneysel süreçlerle resmin yüzey ve malzemeyle ilişkisini yeniden düşünüyor. Sergi adındaki sayı, fizikte ince yapı sabiti olarak bilinen değere gönderme yapıyor ve serginin düşünme biçimini de özetliyor.
Koleksiyon sergisi Gökyüzü Şekerdendi, Arter Koleksiyonu'ndan 24 sanatçının işlerini "ev/yuva" ve "yurt" kavramları etrafında topluyor. Resim, fotoğraf, yerleştirme, heykel ve videodan oluşan seçkide, koleksiyona yakın zamanda katılan eserler de yer alıyor. Seçkideki işlerden biri de Hüseyin Bahri Alptekin'in H-Faktörü: Misafirperverlik/Husumet serisi. Sergi geride bırakılan ama hafızada taşınan yuvaların, aidiyetin ve yerinden edilmenin izini sürüyor.
Dördüncü sergi Yapım Aşamasında ise kurumun kendi tarihine bakıyor. Arter 2010'da İstiklâl Caddesi'ndeki ilk binasında açıldı, Eylül 2019'dan beri Dolapdere'de çalışıyor. Kurum bu süre içinde üç yüzü aşkın yapıtın üretimini destekledi. Sergi bu yapıtlardan bir seçkiyi, sergi için yapılan yeni üretimlerle birlikte sunuyor.
Ziyaret takvimi (Arter, Dolapdere):
- Seni Sevmek Çok Zor!: 15 Kasım 2026'ya kadar
- Atlas 1/137,035999: 24 Haziran 2026 ile 3 Ocak 2027 arası
- Gökyüzü Şekerdendi: 19 Eylül 2026 ile 28 Mart 2027 arası
- Yapım Aşamasında: 14 Mart 2027'ye kadar
Pera Müzesi'nde Cumhuriyet'in görünmeyen kareleri
Pera Müzesi'nin yeni sergilerinden Cumhuriyetin Kamera Arkası, erken Cumhuriyet dönemine bakıyor ve bugüne kadar az ilgi görmüş bir arşivi gün yüzüne çıkarıyor. Bu arşiv geleneksel sergileme ve arşiv ölçütlerine göre kolayca göz ardı edilebilecek türden. Hatta kimi yönleriyle "veri çöplüğü" olarak bile tanımlanabiliyor. Fotoğraflar, Suna ve İnan Kıraç Vakfı Fotoğraf Koleksiyonu'nun Basın Fotoğrafları Arşivi'nden seçildi. 1920'lerden 1950'lerin başına uzanan karelerin çoğu, Cumhuriyet gazetesinin foto muhabirleri Selahattin Giz ve Namık Görgüç'e ait. Seçkide dönemin başka basın fotoğrafçılarının işleri de bulunuyor.
Sezonun müziği: Lunapark'tan Glasgow'a
Eylülün yeni albümlerinden bazıları sergilerdeki temalarla da örtüşüyor. Yerli sahnede Hav Hav! üçüncü albümü Lunapark'ı 4 Eylül'de bağımsız olarak yayımladı. Mert Tugen, Emir Aktunç, Ozan Uzunsoy ve Caner Akcan'dan oluşan grup, lo-fi garage punk çizgisini Western melodileri ve trompetlerle genişletiyor. Albümün açılış parçası "Dönme Dolaplar" için Ege Uysal'ın yönettiği bir klip de çekildi.
Yabancı listede İskoç ikili Arab Strap'in Half-Told Tales albümü dikkat çekiyor. 2021'de 16 yıllık aranın ardından yeniden albüm yapmaya başlayan Aidan Moffat ve Malcolm Middleton'ın son beş yıldaki üçüncü albümü bu. Grubun 27 Kasım'da İstanbul'da konser vermesi bekleniyor. Aynı gün yayımlanan Chat Pile'ın Who Loves The Sun, Mykki Blanco'nun CAFE PARADISO ve Loraine James'in It's Nothing Personal. albümleri de ayın öne çıkan kayıtları arasında.
Türkiye'den bakış
Arter'in "yurt" temalı seçkisi ile Pera'nın basın fotoğrafı sergisi aynı soruya iki ayrı yerden yaklaşıyor: Türkiye'de kolektif hafızayı kim kayda geçirir ve bu hafıza nerede saklanır? Erken Cumhuriyet'in görsel imgesi uzun süre resmi törenler, açılışlar ve kurtarılmış bir ülkenin vitrin kareleri üzerinden kuruldu. Gazete fotoğrafçılarının arşivlerinde ise kullanılmamış kareler, bulanık pozlar ve sayfaya giremeyen gündelik anlar duruyor. Bu "artık" görüntülerin müzeye girmesi, son yıllarda Türkiye'de arşivlere artan ilginin bir parçası olarak okunabilir. Bu ilgi fotoğraf kolektiflerinden üniversite projelerine, kişisel albümlerin dijitalleştirilmesine kadar uzanıyor.
"Yurt" kavramı da Türkiyeli izleyici için soyut kalmıyor. İç göç, yurt dışına işçi göçü, zorunlu ya da gönüllü yer değiştirmeler, bu topraklarda neredeyse her ailenin hikâyesinde bir biçimde yer alıyor. Hüseyin Bahri Alptekin'in yerel tabelaları, otel adlarını ve sokak görselliğini toplayan pratiği bu yüzden önemli. Sanatçı 2007'de hayatını kaybetmiş, 2011'de Venedik Bienali'nde Türkiye'yi ölümünden sonra temsil etmişti. Bu pratik, misafirperverlik ile yabancılık arasındaki gerilimi gündelik imgeler üzerinden düşünmenin yerli bir örneği olarak hâlâ öğretici.
Müzik tarafında da görsel kültürün izi var. Hav Hav! gibi bağımsız grupların albüm kapakları, konser afişleri ve klipleri, İstanbul'un alternatif sahnesinde baskı ve tasarım kültürünün en canlı alanlarından birini oluşturuyor. Sergi salonuyla konser salonu arasındaki mesafe sanıldığı kadar büyük değil.
Kaynaklar: Artdog IstanbulBant Mag
Editoryal ilkelerimiz

