Göbeklitepe'de Yeni Kazı Alanında Dörtgen Planlı Yapılar Gün Yüzüne Çıktı
Göbeklitepe'nin kuzeyindeki yeni kazı alanında, yerleşimin ikinci evresine tarihlenen dörtgen planlı yapılar ortaya çıkarıldı. İlk bulgular bu mekanların konut olarak kullanılmış olabileceğine işaret ediyor.

Şanlıurfa'nın simgesi haline gelen ve arkeoloji dünyasında "tarihin sıfır noktası" olarak anılan Göbeklitepe, bir kazı sezonunda daha yeni verilerle gündeme geldi. UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan höyükte, bu kez ana kazı alanının kuzeyinde açılan yeni bir bölümde yürütülen çalışmalar, yerleşimin ikinci evresine tarihlenen dörtgen planlı yapıları açığa çıkardı. Anadolu Ajansı'nın aktardığına göre bulgular, Göbeklitepe'nin yalnızca bir inanç merkezi değil, aynı zamanda insanların yaşadığı bir yerleşim yeri olduğu yönündeki görüşü destekliyor.
Neden Göbeklitepe önemli
Göbeklitepe, yaklaşık 12 bin yıl öncesine, yani Neolitik Çağ'ın en erken evrelerine tarihleniyor. Buradaki T biçimli dikilitaşlar ve üzerlerine işlenmiş hayvan kabartmaları, avcı toplayıcı toplulukların yerleşik hayata geçmeden önce bile anıtsal yapılar inşa edebildiğini gösterdiği için arkeolojide köklü tartışmalar başlatmıştı. Alan, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın yürüttüğü Taş Tepeler Projesi kapsamındaki daha geniş bir kültürel peyzajın merkezinde yer alıyor. Bu proje, bölgedeki benzer dönem yerleşimlerini bir bütün olarak ele alarak erken Neolitik toplumların yaşam biçimini anlamayı amaçlıyor.
Göbeklitepe'yi görsel açıdan tanınır kılan şey, yuvarlak planlı büyük yapıların içine dizilmiş dikilitaşlar ve bunların üzerindeki simgesel figürlerdi. Yeni ortaya çıkan dörtgen planlı yapılar ise farklı bir mimari geleneğe işaret ediyor.
Yeni alanda ne bulundu
Taş Tepeler Projesi Koordinatörü ve Göbeklitepe Kazı Başkanı Prof. Dr. Necmi Karul'un aktardığına göre, çatının kuzeyindeki yaklaşık 1500 metrekarelik yeni alanda bu sezon kazılara başlandı. Bu bölümde daha önce bulunan zeytin ağaçlarının başka bir alana taşınmasıyla çalışmaya elverişli bir ortam oluşturuldu. Karul, ağaçlar taşınmamış olsaydı bu alanın büyük olasılıkla hiç kazılamayacağını, buna karşılık ağaçların yer altındaki kalıntılarda büyük bir tahribata yol açmadığını belirtti.
Öne çıkan bulguların ana hatları şöyle:
- Yapılar, yüzeyin hemen altında bulunduğu için plan ve yerleşim düzeni hakkında hızlıca fikir veriyor.
- Bölge erozyona açık olduğundan duvarların üst kotları uzun süre önce aşınmış, bu da bazı yapıların tabanlarına kısa sürede ulaşılmasını sağlamış.
- Benzer dörtgen planlı yapılara daha önce GT1 olarak adlandırılan alanda da rastlanmıştı.
Karul, bu yapılarda dikilitaş geleneğinin görece zayıfladığını, daha az sayıda dikilitaş barındırdıklarını ve iç düzenlemeye bakıldığında büyük olasılıkla konut amaçlı kullanılmış olabileceklerini ifade etti. Ancak bunun kesinleşmesi için yapı içlerinden alınan toprak örneklerinin ve taban seviyesindeki bulguların incelenmesi gerekiyor. Kazı başkanı, ilk izlenimin bu mekanların konut işlevi taşıdığı yönünde olduğunu, fakat yalnızca duvarları açığa çıkararak kesin bir yorum yapmanın erken olduğunu vurguladı.
Koruma çalışmaları ve ziyaret
Kazılara paralel olarak koruma ve sağlamlaştırma çalışmaları da sürüyor. Geçen yıl büyük ölçüde tamamlanan C yapısındaki sağlamlaştırmanın ardından, bu sezon D yapısında benzer çalışmalar yürütülüyor ve yıl sonuna kadar tamamlanması planlanıyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da yaptığı açıklamada, höyüğün kuzey kesiminde yaklaşık 80'e 70 metrelik bir alanda ilk kez kazıya başlandığını, jeomanyetik ölçümlerin bu bölgede büyük boyutlu kamusal yapılar ile dörtgen planlı yapılara işaret ettiğini belirtti. Dikilitaşların olası sarsıntılara karşı çelik halatlarla güvenli hale getirildiği, yeni alan çevresindeki yürüyüş yollarının ise yakında ziyaretçilere açılacağı bildirildi.
Göbeklitepe'de kamusal yapılarla çağdaş konutların bir arada bulunması, bu erken yerleşimin sosyal yaşamını anlamak açısından değerli bir ipucu sunuyor. Yeni sezonun bulguları, alanın hikayesine henüz eklenmeyi bekleyen sayfalar olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.

