İlhan Berk'in resimleri: Abidin Dino'nun gözünden şairin ressam kimliği
Millî Reasürans Sanat Galerisi'nin 1994'teki "Kalan" sergisi için Abidin Dino'nun yazdığı metin yeniden okura ulaştı. Metin, İlhan Berk'in resmini şiirindeki "görme" tutkusunun bir uzantısı olarak ele alıyor.

İlhan Berk (1918-2008) Türk şiirinde İkinci Yeni'nin en özgün seslerinden biri olarak tanınır. Resim yapan yanı ise genellikle bir dipnot gibi anılır. Millî Reasürans Sanat Galerisi'nin arşivinden seçilen metinleri Argonotlar Kütüphanesi'nde yayımlama girişimi, bu dipnotu yeniden öne çıkardı. Son yayımlanan metin, galerinin ilk sergilerinden olan İlhan Berk, "Kalan" (2-31 Aralık 1994) için Abidin Dino'nun kaleme aldığı "İlhan Berk'in Resimleri Üstüne Bir Çalışma Varsayımı" başlıklı yazı.
Otuz yıllık bir arşivden gelen metin
Millî Reasürans Sanat Galerisi, kurumun Teşvikiye'deki yenilenen genel müdürlük binasında Ekim 1994'te açıldı. Galeri o günden bu yana 188 ulusal ve uluslararası sergiye ev sahipliği yaptı ve hemen her sergiye bir yayın eşlik etti. Binanın yenilenmesi nedeniyle Temmuz 2025'te kapanan galeri, bu dönemde arşivini dijitalleştirmeye başladı. Tiraje Dikmen'den İhsan Cemal Karaburçak'a, Max Ernst'e uzanan sergi kitaplarındaki metinler de bu çalışma kapsamında düzenli aralıklarla paylaşılıyor.
"Kalan", galerinin açılmasından yalnızca iki ay sonra düzenlendi. Berk'in resimlerini yaklaşık on yıllık bir aradan sonra yeniden izleyiciyle buluşturuyordu. Sergide farklı dönemlerden nü resimleri, siyah zemin üzerine beyaz desenler ve İstanbul haritaları yer aldı. Esen Karol ve Bilge Barhana'nın tasarladığı yayında resimler ile şiirler birlikte yer aldı. Galeri arşivi bunların yanında gazete küpürlerini ve dia kayıtlarını da saklıyor.
Berk'in resim serüveni 1994'ten çok önce başlamıştı. Kaynaklara göre ilk resim sergisini 1974'te Galeri Baraz'da açtı, ikincisi 1978'de Bedri Rahmi Eyüboğlu Galerisi'nde düzenlendi. Ölümünden sonra da resimleri gündemden düşmedi. 2017'de Borusan Contemporary'de Necmi Sönmez küratörlüğünde açılan "Yazıt" sergisi, şiirleriyle resimlerini aynı mekânda birbirine bağladı.
"İşte": görmeye adanmış bir şiir
Dino'nun metni bir sözcükten yola çıkıyor. Ona göre her şairin bir anahtar sözcüğü vardır ve Berk'inki "işte"dir. 1947 tarihli "İstanbul" kitabının ilk dizesi "İşte kurşun kubbeler şehri İstanbul'dasın" diye açılır. Aynı sözcük "Galile Denizi", "Türkiye Şarkısı", "Aşıkane" ve "Kül" gibi kitaplarda da sık sık karşımıza çıkar. Dino bu sözcüğü göstermenin, işaret etmenin dilbilgisi olarak okur. Şair okura adeta "seyredin" demektedir.
Metnin güçlü yanı, bu gözlemi geniş bir görme geleneğine bağlaması. Dino, 1951'de Vallauris'de Picasso'nun kendisine "insan, topu topu iki üç kez görür ömrü boyunca" dediğini aktarır. Mevlâna'nın Mesnevi'sinden bir dizeyi ve Victor Hugo'nun desenlerinden birinin altına düştüğü notu da anar. Buna karşın iki alanı birbirine karıştırmaz: "ne edebiyat resim, ne resim edebiyat." Ona göre Berk de karıştırmaz. Şiirinde "gibi"leri atarak dolaysız imgeler kurar, resimde de aynı dolaysızlığı arar.
Berk'in kendi sözleri bu okumayı destekliyor. Resimleri sorulduğunda "Benim tavrım bir ressam tavrı değil, bir şair tavrı" demişti. Yazmayı mutsuzlukla, resim yapmayı mutlulukla ilişkilendirmişti. Fırça kullanmadığını, resmi "bütün vücuduyla" ve çoğu zaman başparmağıyla yaptığını anlatmıştı.
Kamondo Han'dan Bodrum'a bir dostluk
Metin aynı zamanda bir dostluğun kaydı. Dino, Berk'le ilk "buluşmasının" 1939'da Balıkesir damgalı bir zarftan çıkan şiirle olduğunu yazar. İkincisi 1970'te bir defterde gördüğü resimle gerçekleşmiştir. 1939'da İstanbul'a gelen genç şair, Galata Kulesi'nin karşısındaki Kamondo Han'ın çatı katında bulunan Dino atölyesinin müdavimleri arasına katılır. Bu atölye o yıllarda Sait Faik'ten Orhan Veli'ye, Oktay Rifat'tan Melih Cevdet Anday'a pek çok yazarın ve Yeniler Grubu ressamlarının uğrak yeriydi.
Berk'in İstanbul tutkusu yalnızca haritalarda kalmadı. 1980'lerde yazdığı "Galata" ve "Pera" kitapları semtleri sokak sokak, bir labirent ya da harita gibi okur. "Kalan"daki İstanbul haritalarını bu düzyazılarla yan yana düşünmek, şairin kenti hem sözcükle hem çizgiyle kurduğunu gösteriyor.
Türkiye'den bakış
Berk'in iki kimliği, Türk kültüründe yazıyla resim arasındaki eski ve köklü bir yakınlığa denk düşüyor. Dino'nun Çin yazısını örnek vererek anlattığı "harfin ideograma dönüşmesi" fikri, bizde hat sanatının yüzyıllardır bildiği bir şeydi. Hattatlar için harf okunacak bir işaret olduğu kadar bakılacak bir biçimdi de. Berk'in İstanbul haritalarını bu açıdan Matrakçı Nasuh'un 16. yüzyılda yaptığı kent minyatürleriyle birlikte düşünmek de mümkün. O minyatürler de kenti ölçüyle değil, yaşantıyla ve dikkatle çizer. Cumhuriyet döneminde ise şiirle resim arasında gidip gelen sanatçılar az değildi. Bedri Rahmi Eyüboğlu hem şiir yazdı hem resim yaptı. Abidin Dino da yazdı, çizdi. Berk'in ikinci sergisinin Bedri Rahmi'nin adını taşıyan bir galeride açılması bu bakımdan anlamlı bir rastlantı. Günümüzde galeri arşivlerinin dijitalleştirilmesi, bu kuşakların sergi kitaplarını, küpürlerini ve metinlerini yeniden dolaşıma sokuyor. Böylece Türkiye'de yakın dönem sanat tarihini yeniden yazmanın imkânı doğuyor. Berk örneği, bir şairin resimlerine "yan uğraş" demenin ne kadar eksik kaldığını gösteriyor. Görmeyi merkeze alan bir sanatçı için şiir de resim de aynı bakışın farklı yüzeyleriydi.
Kaynak: Argonotlar
Editoryal ilkelerimiz

