Ana içeriğe geç

Praemium Imperiale 2026: sokak afişinden ödül kürsüsüne Jenny Holzer

Japan Art Association, Praemium Imperiale'nin 37. edisyonunda Jenny Holzer'ı resim, Andy Goldsworthy'yi heykel dalında ödüllendirdi. Kariyerini boya yerine dille kuran bir sanatçının "resim" kategorisinde anılması, ödülün kendi tarihi kadar tartışmaya açık.

Erdem Kılıç3 dk okuma
Praemium Imperiale 2026: sokak afişinden ödül kürsüsüne Jenny Holzer (Görsel: Unlimited)
Praemium Imperiale 2026: sokak afişinden ödül kürsüsüne Jenny Holzer (Görsel: Unlimited)

Japan Art Association, 1989'dan bu yana verdiği Praemium Imperiale'nin 37. edisyonunda beş ismi ödüle değer gördü: resim dalında Jenny Holzer, heykelde Andy Goldsworthy, mimarlıkta Daniel Libeskind, müzikte şef Herbert Blomstedt, tiyatro/sinema kategorisinde ise Cate Blanchett. Kazananlar 15 milyon yenlik ödülün yanında madalya ve takdir belgesi alıyor; tören 28 Ekim'de Tokyo'da yapılacak. Listenin ilk bakışta en çok soru işareti doğuran yanı, kariyerini neredeyse hiç boyayla kurmamış bir sanatçının "resim" kategorisinde anılması.

Afişten kürsüye: Holzer'ın kamusal metni

Holzer'ın işinin çıkış noktası galeri değil, sokaktı. 1970'lerin sonunda yazmaya başladığı Truisms dizisi, yapısalcı ve post-yapısalcı kuram okumalarını tek cümlelik, kesin konuşan ifadelere indirgiyordu. Sanatçı bu iki yüzü aşkın cümleyi beyaz kağıda siyah italik büyük harflerle bastırıp Manhattan'ın duvarlarına ve çitlerine imzasız afişler olarak yapıştırdı. Aynı metinler 1982'de Times Square'in elektronik panosuna, ardından LED panolara, mermer banklara ve tişörtlere taşındı. 1990'da Venedik Bienali'nde ABD Pavyonu'nda tek başına sergi açan ilk kadın sanatçı oldu; Truisms cümlelerinin kırmızı mermere kazındığı, Inflammatory Essays metinlerinin banklara yerleştirildiği düzenleme pavyona Altın Aslan'ı getirdi.

Ödülün kategori tercihini anlaşılır kılan damar ise 2005'ten bu yana sürdürdüğü Redaction Paintings olabilir: gizliliği kaldırılmış, üzeri karartılmış ABD devlet belgelerinin tuval ölçeğinde yeniden üretildiği bu seride yazı, okunabilir bir mesaj olmaktan çıkıp yüzeye ve lekeye dönüşüyor. 2024'te Guggenheim'da 1989 tarihli Light Line'ı yeniden kurarken de benzer bir ölçek değişimi yaşandı: ilk versiyonda parapet boyunca yaklaşık 535 feet uzanan ışıklı metin hattı, yeni halinde altı rampayı tırmanarak binanın tepesindeki açıklığa kadar 900 feet'e çıktı. Aynı sergide, Cursed serisinin metal plakalara işlenmiş işleri de yer almıştı.

Toprak, bellek ve ödülün mekaniği

Heykel ödülünü alan Goldsworthy, yaprak, buz, dal ve taş gibi geçici organik malzemelerle çalışan arazi sanatının en bilinen isimlerinden. San Francisco'daki Presidio'ya 2008'de yerleştirdiği Spire gibi işleri, seyircinin peyzajla kurduğu ilişkiyi zamanla dağılan bir malzeme üzerinden sınıyor. Mimarlık ödülünün sahibi Libeskind ise Jewish Museum Berlin ve World Trade Center alanının yeniden yapılanma master planıyla tanınıyor; her iki iş de mimarlığı bellek ve travma meselesiyle birlikte düşünen bir çizginin parçası.

Ödülün işleyişi de listenin kendisi kadar belirleyici. Fujisankei Communications Group tarafından finanse edilen program, adaylarını uluslararası danışmanların önerileri arasından belirliyor, nihai kararı Japan Art Association'ın komitesi veriyor. Danışmanlar arasında Chris Patten ve François Pinault gibi isimler bulunuyor. Bu yılın genç kuşağa yönelik hibesi ise kırılgan gençlerle atölye çalışmaları yürüten La Source Garouste'a ayrıldı.

Haftanın diğer notları

Lyon Bienali'nin 18. edisyonu, Catherine Nichols küratörlüğünde Passer d'un rêve à l'autre başlığıyla açıldı ve 13 Aralık'a kadar sürecek; kentin ticaret ve sanayi tarihini, ekonomiyi parasal ilişkilerin dışına taşıyan bir çerçeveyle okuyor. İstanbul'da Galerist, 2001'den bu yana biriken programını 50'ye yakın sanatçıyı buluşturan Gönül İşi sergisiyle özetliyor. Kurumsal hareketlilik tarafında ise New Museum'un SAHA desteğiyle açtığı iki yıllık küratör pozisyonu ve İKSV'nin Paris'teki Cité Internationale des Arts atölyesi için süren başvurular öne çıkıyor.

Türkiye'den bakış

Praemium Imperiale'nin 37 yıllık kazananlar listesinde Türkiye'den bir sanatçı yok. Bölgeden iki isim var: 2017'de resim dalında Shirin Neshat, 2019'da heykelde Mona Hatoum. Bu boşluk tek başına bir nitelik göstergesi değil, uluslararası ödül ekonomisinin hangi ağlar ve temsil kanalları üzerinden işlediğine dair bir ipucu. Öte yandan Holzer'ın kamusal metin pratiğinin Türkiye'de köklü bir karşılığı var. Cumhuriyet'in ilk kuşağında, 1928 harf devriminin ardından yeni alfabeyi kamusal alanda görünür kılma işi büyük ölçüde afişe ve tipografiye düştü. Almanya'da eğitim alıp 1925'te ülkeye dönen ve hocası Ludwig Hohlwein'in çizgisini taşıyan İhap Hulusi Görey, bu dönemin kurucu figürü olarak yazıyı resmin yardımcı ögesi değil, kompozisyonun kendisi olarak kullandı. Daha yakın dönemde Hüseyin Bahri Alptekin, dilin anlam kaymalarıyla oynayan neon yazılarıyla benzer bir zeminde çalıştı ve 2007'de Venedik'te Türkiye'yi Don't Complain işiyle temsil etti. Libeskind'in Kartal'da tasarladığı karma kullanımlı Metsan Nexus ise bu yılın listesinin Türkiye'ye en somut teması. Böyle bir arka plan, tipografik bir yüzeyi süs değil içerik olarak okumayı kolaylaştırıyor: harfin boyutu, rengi ve dizilişi, söylediği şeyin bir parçası.

İlgili Yazılar