Ana içeriğe geç

Sanattan Yansımalar Yenilendi: Sanat Gazeteciliği Dijital ve Yapay Zeka Çağında

Köklü kültür sanat portalı Sanattan Yansımalar, arama motorları ve yapay zeka çağına uyum için kapsamlı bir dijital yenilenmeden geçti. Kurucusu Şefik Kahramankaptan'ın kırk yılı aşkın gazeteciliği, bu dönüşümün arka planını oluşturuyor.

Erdem Kılıç3 dk okuma
Sanattan Yansımalar Yenilendi: Sanat Gazeteciliği Dijital ve Yapay Zeka Çağında (Görsel: Sanattan Yansımalar)
Sanattan Yansımalar Yenilendi: Sanat Gazeteciliği Dijital ve Yapay Zeka Çağında (Görsel: Sanattan Yansımalar)

Türkiye'nin köklü kültür sanat yayınlarından SANATTAN YANSIMALAR, kurucusu ve editörü Şefik Kahramankaptan imzasıyla kapsamlı bir dijital yenilenmeden geçtiğini duyurdu. Kahramankaptan, portalın logosu dışında arayüzünün ve sayfa düzeninin neredeyse tümüyle değiştiğini, bu çalışmanın arama motorlarında daha kolay bulunabilmek ve yükselen teknolojik standartlara ayak uydurabilmek için yapıldığını yazdı. Editör süreci bir tür "sanal taşınma" olarak niteliyor: fiziksel bir ofis değişikliği nasıl emek istiyorsa, bir yayının görünmeyen altyapısını güncellemek de benzer bir uğraş gerektiriyor.

Kırk yılı aşkın bir kalem

Bu yenilenmeyi anlamlı kılan asıl bağlam, Kahramankaptan'ın gazetecilik geçmişinde. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nden (Mülkiye) 1971'de mezun olan gazeteci; Ulus, Barış, Yankı, Tercüman ve Cumhuriyet gibi yayınlarda muhabir, grafiker ve yönetici olarak çalıştı. Cumhuriyet'te yayımlanan yazı dizileriyle 1975 ve 1976'da Ankara Gazeteciler Cemiyeti tarafından iki kez "Yılın Gazetecisi" seçilerek Altın Kalem ödülünü kazandı. Opera, bale, çoksesli müzik ve plastik sanatlar alanında yoğunlaştı; Devlet Opera ve Balesi'nin program kitapçıklarıyla Hürriyet Gösteri ve Milliyet Sanat gibi dergilerde eleştiri, söyleşi ve gezi yazıları yayımlandı. İlk bale projelerinden Uçarcasına, Ankara Devlet Opera ve Balesi tarafından sahnelendi ve Cumhuriyet'in 75. yılında, 29 Ekim 1998'de prömiyer yaptı.

Kahramankaptan, 1 Mayıs 2014'te kurduğu SANATTAN YANSIMALAR'ı, daha önce Kanal-B'de aynı adla hazırlayıp sunduğu programın dijital bir devamı gibi biçimlendirdi. Basılı gazete kültüründen gelen bir ismin, bugün yayıncılığın kod, arayüz ve algoritma katmanıyla tek tek uğraşması, Türkiye'de kültür sanat basınının yaşadığı dönüşümün küçük ama simgesel bir kesiti.

Yapay zeka mizah köşelerine giriyor

Yenilenmenin en çok konuşulacak ayrıntısı teknik altyapıda değil, sayfaların görselliğinde. Editörün aktardığına göre portal yazarlarından Hakan Halit Turgay, aylık yazılarını yapay zeka aracılığıyla düzenlediği karikatürlerle görselleştirmeye başladı; ağustos yazısında konservatuvar çevrelerine ve orkestra şeflerine göndermeler taşıyan ikinci karikatür serisi yer alıyor. Ayrıca hukukçu ve telif hakları uzmanı Ünsal Piroğlu'nun konuk yazarlıktan sürekli kadroya geçtiği belirtiliyor. Küçük ölçekli, bağımsız bir kültür yayınında bile üretken yapay zekanın günlük iş akışına sızması, çok daha geniş bir eğilimin habercisi.

Yapay zekanın gazeteciliğe girişi, akademik alanda giderek daha çok tartışılıyor. Tartışmalar çoğunlukla güvenilirlik, üretilen içeriğin sorumluluğu, dezenformasyon riski ve gazetecilerin iş güvencesi başlıklarında yoğunlaşıyor. Öne çıkan ortak öneri ise net: yapay zeka araçları insan denetiminde kullanılmalı. Nitekim büyük haber odalarında, otomatik üretilen içeriğin doğruluğunu ve editoryal standartlara uygunluğunu gözeten "otomasyon editörü" gibi yeni roller belirmeye başladı. SANATTAN YANSIMALAR örneğinde yapay zeka metnin yerini almıyor; yazının yanına mizahi bir görsel katman olarak ekleniyor. Bu ayrım, kültür yayıncılığında teknolojinin nereye konumlanabileceğine dair düşündürücü bir örnek sunuyor.

Türkiye'den bakış

Yapay zekayla üretilen bir karikatürün bir sanat sayfasına girmesi, Türkiye'de hafife alınacak bir ayrıntı değil. Çünkü karikatür, bu topraklarda güçlü ve kişisel bir el emeği geleneğine yaslanır. Cemal Nadir Güler'den Turhan Selçuk'a, Oğuz Aral'ın Gırgır ekolünden Leman ve Penguen kuşağına uzanan çizgide karikatür; çizerin elinin, mizacının ve çoğu zaman politik duruşunun izini taşır. Çizgi burada kişisel bir imzadır. Üretken yapay zekanın devreye girmesi, "çizen kim" ve özgün çizgi kimliğinin ne olacağı sorularını yeniden açıyor.

Öte yandan bu tablo yalnızca bir teknoloji hikayesi değil. Bağımsız, çoğu zaman tek kişilik iradeyle ayakta duran kültür sanat yayınlarının, arama motoru ve platform ekonomisi karşısında görünür kalma mücadelesini de anlatıyor. Milliyet Sanat ve Hürriyet Gösteri gibi basılı sanat dergilerinin güçlü döneminin ardından, sanat eleştirisi ve haberi büyük ölçüde dijitale taşındı. Bu ortamda bir portalın mutfağını toparlaması, aslında Türkçe sanat gazeteciliğinin dijitalde tutunma çabasının mütevazı bir görüntüsü. Görsel kültüre değer veren okur için asıl soru şu: teknoloji, sanata dair içeriği daha görünür kılarken üslubun ve elin özgünlüğünü nasıl koruyacak?

İlgili Yazılar